Sağlık Mimarisinde “İyileştiren Hastane” Kavramı

20 Ağustos 2021

Hastane ve sağlık binalarının temel kullanım amacı iyileşmedir. Bu bağlamda, modern mimari akımlarından biri olan fonksiyonalizm akımı temel alınarak, sağlık binalarının iyileşme sürecine katkıda bulunacak şekilde tasarlanması gerekmektedir.

Hastane binalarının işlevsel amacı, kullanıcıların iyileşmelerini sağlamaları olarak kabul edilmektedir. Bu işlevsel amaç göz önünde bulundurularak, sağlık yapılarının, hastanın binaya ilk girdiği andan itibaren kendisini iyi hissetmesini ve hastanenin kendisinde konuksever ve anlayışlı bir algı yaratarak, sağlığıyla ilgili yaşadığı stresi azaltarak kendisini daha iyi ve rahat hissetmesini sağlamak olmalıdır.

Modern sağlık mimarisinde dikkat edilmesi gereken “iyileştiren hastane” kavramı, modern sağlık binalarının tasarım ve projelendirme süreçlerinde dikkat edilmesi gerek noktaları belirten bir kavramdır. İyileştiren hastane, fiziksel özellikleriyle iyileşme sürecine katkıda bulunmanın yanı sıra, toplumu sağlıklı zamanlarında da kendilerine yönlendirebilme becerisiyle tasarlanmış olmalıdır. Bunun amacı, bireylerin hastane binası ile ilgili olumsuz düşüncelerinden arınarak, hasta merkezli bir sağlık binasının içinde kendini iyi ve rahat hissetmesini sağlamaktır.

İyileştiren hastane tasarımı için oluşturulan kriterler; iç mekan ve teknik detayların yanında hastane çevresi ve dış mekan tasarımını da içermesi gerekir. Bu doğrultuda, sağlık binalarının hasta merkezli anlayışıyla iyileştiren hastane kavramı çerçevesinde standartlaştırılmalıdır. Sağlık binaları, hasta sağlığını doğrudan etkileyeceği için hastaları olumu etkileyecek ve bakım kalitesini yükseltecek nitelikte tasarlanmalıdır.

Tek düze, beyaz floresan ışıklarının, yoğun bakım ünitelerinde ve hasta odalarında bulunan cihazlarının sesinin, konfor ve şıklıktan uzak bekleme, doktor ve bakım odalarının hastalar üzerinde uyku ve anksiyete bozukluğuna yok açtığı yapılan bilimsel araştırmalar tarafından kanıtlanmıştır. Bu durumun, yalnızca hastalar üzerinde değil, refakatçiler, sağlık çalışanları ve diğer hastane çalışanları için de olumsuz etkilerinin olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sağlık binalarının tasarımın insan odaklı olması gerektiği daha fazla öne çıkmaktadır.

İyileştiren hastane kavramına göre tasarlanan sağlık binasının, iç mekan tasarımında kullanılacak olan yön bilgileri, binanın kullanımını kolaylaştırarak kullanıcının kendisini güvende hissetmesini sağlayacaktır.

Geleceğin sağlık mimarisinin temeli, bugünden hastaya ve ihtiyaçlarına öncelik veren “sağlık binası” işlevine uygun, toplumla iletişim halinde olabilen, gerek iç gerekse dış mekanlarının tasarımıyla sağlık binasının kullanıcısıyla iletişim kurabilen insan odaklı sağlık binası tasarımlarıyla atılmaktadır.

Bu bakış açısında sağlık binaları tasarlayacak mimarın ihtiyacı olacak teknik bilgi, tıbbi bilgi ve teknoloji sürekli gelişerek yenilenmektedir.

Bakım merkezli sağlık binalarından, hasta merkezli sağlık binalarına olan dönüşümün, yalnızca hasta, hasta yakını ve sağlık çalışanları özelinde değil, sosyal, kültürel ve teknolojik ortama da olumlu şekilde etkisi vardır.

Eber Mimarlık olarak, sağlık binası tasarımında 25 yıl önce hastane binaları ve 15 yıl önce de sağlık kampusu anlayışı önemli iken, bugün sağlık parkı, tıbbi otel tasarım anlayışının güncel olduğunun farkındalığıyla tasarladığımız tüm sağlık binalarının, insan odaklı ve iyileştiren hastane olmasına önem verdik. Sağlığı inşa ederken her zaman olduğu gibi iyileştiren hastane kavramını göz önünde bulundurarak mimari tasarım ve projelendirme süreçlerini yönetiyoruz.

Çünkü iyileştiren sağlık yapıları size değer!